İran Türklüğü’nün Sözcüsü Olarak Traktor Sazi Futbol Kulübü Taraftarliği: 2006 Sonrası Traktor Sazi Taraftarlığını Bir Sözcü Konumuna Getiren Faktörler

0
72

1970 yılında Tebriz’deki traktor fabrikalarının kulübü olarak kurulmuş olan Traktor Sazi, birkaç defâ el değiştirmiştir. Son olarak İran Azerbaycân bölgesinin işadamlarından, ve Tebriz’in diğer bir kulübünün sahibi olan Muhammed Rıza Zonuzi’nin (1967-…) eline geçmiş bulunmaktadır (Persian League: 2018). Yıllar yılı süren bu el değiştirmelere rağmen, özellikle 2006 yılında İran’daki Türklerin yaşadığı karikatür krizi ve 2009 yılında Traktor Sazi’nin en İran’ın en üst ligine katılmaya hak kazanmasından sonra, değişmeyen tek şey, Traktor Sazi futbol takımının taraftarlarınca İran Türkleri’nin temsilcisi olarak görülmesidir (Sarı 2018: 98).

Futbolun sosyolojisi üzerine çalışmalar yapmış olan Güney Afrikalı gazeteci Simon Kuper (1969-…) bir futbol takımının ne olduğunu o kulübün, o takımın taraftarı belirlediği görüiündedir (Kuper 2008: 155). Bu doğrultuda, Traktor Sazi’nin gerek taraftarının nezdinde gerekse sosyolojik gözlem olarak İran Azerbaycan’ının hatta tüm İran Türklüğünün sesi konumuna geldiğini iletebiliriz (Sarı 2018: 20).

İşbu makale, Traktor Sazi futbol takımının ve daha doğrusu onun taraftarlığının hangi sebeplerden dolayı ‘İran Türklüğünün temsilcisi’ gibi bir konuma yükseldiğini irdelemektedir. Araştırma sorusu ‘Traktor Sazi futbol kulübü, İran’da 2006 yılında yaşanan karikatür krizi sonrası nasıl ‘İran Türklüğünün temsilcisi’ konumuna yükselmiştir?’ olarak formüle edilmiştir. Bu bağlamda İran’da 2006 yılında yaşanılan karikatür krizine değinilecek, sonrasındaysa Traktor Sazi’yi ‘İran Türklerinin temsilcisi’ konumuna yükselten sebepler açıklanacaktır.

2006 Karikatür Krizi

2000’li yıllarda İran Türkleri arasında yükselmeye başlayan Türklük duygusu ve bilincinden bahsetmek mümkündür. Bu gidişatın geniş kitlelere yayılması, gündelik yaşamda daha görünür ve hissedilir olmasının dönüm noktalarının biri de 2006 yılında yaşayan karikatür krizidir. ‘İran’ adlı devlet gazetesinde Azerbaycan Türkçesi’nde konuşan bir hamamböceği resmedilmiş, bu da 12 Mayıs 2006 gününden itibaren günlerce sürecek protestolara neden olmuştur. Üniversite öğrencilerinin başını çektiği ve Tebriz, Urmiye ve Zencan’dan başlayan bu protesto dalgası sonraki günlerde Hemedan, Erdebil ve Tahran’a ulaşmıştır. Protestoların bir türlü dinmemesi üzerine 23-24 Mayıs 2006 günlerinde İran polisi ve Besiç Direniş Gücü şiddetli müdahelelerde bulunmuş, bunun neticesi insanlar ölmüş ve toplu tutuklamalar gerçekleştirilmiştir (Elling 2013: 78).

Esasen gerilim protestoların sona erdirilmesiyle de dinmemiştir. Protestolara katılan memurlar görevlerinden uzaklaştırılmış, İran Azerbaycan’ınında kurt baskılı tişörtlerin satışı yasaklanmıştır (Albayrak 2013: 786). Bölge hakkında çalışmalar yapan akademisyen Emil Süleymanov’a (1978-…) göre, Settar Han’ın (1866-1914) başını çektiği meşrutiyet hareketinden (1906-1914) sonra ilk defa tüm Azerbaycan Türkleri bir karşı duruş sergiliyordu (Souleimanov 2006).

Bu protestolar sırasında ‘Haray haray men Türkem’, ‘Şovenizme ölüm’, ‘Rus, Fars, Ermeni hepsi (onlar) Türkün düşmanı’, ‘Yaşasın Azerbaycan’, ‘Gelecek bizimdir, bizim olacak’, ‘Ya azadlık (özgürlük) ya ölüm’, ‘Tutuklananlara özgürlük’ ve benzeri sloganlar atılmıştı. İran Devrim Muhafızları’nın yorumlamasına göre, bazı protestocuların İran karşıtı, islam karşıtı ve pantürkist olmaları nedeniyle asılmaları uygundu (Elling 2013: 78-78, Albayrak 2013: 1155).

Bu olaylardan sonra İran devleti benzeri protestolara geçit vermemek için daha sıkı bir tutum izledi. 2008 yılında Azerbaycan Türkleri’nin kendi kaderini tayin hakkını savunan bir dergi yasaklandı (Albayrak 2013: 786-787). Çeşitli yerel anma ve etkinliklere kısıtlamalar ya da yasaklamalar getirildi. Bunların bazıları ayrılıkçılık olarak nitelendirildi. Tam da bu kısıtlamalar ve baskılar artmışken devreye Traktor Sazi Futbol Kulübü çıktı (ya da çıkarıldı) ve İran’daki Azerbaycan Türkleri söylemlerini stadyumlardan dile getirmeye başladı. İran polisi ve kolluk kuvvetleri bu dışavurumlara (stadyum içinde kaldığı müddetçe) çok da müdahale etmiyor gibi görünmektedir (Elling 2013: 194).

Şayet 2006 karikatür krizini dönüm noktası kabul edip, bunu, Traktor Sazi’nin İran Türklüğü’nün temsilcisi konumuna yükselten faktörlerin miladı kabul edeceksek, üstte açıklanmış süreci yine bu bağlamda çözümlemek gerekmektedir. Genel hatlarıyla böyle bir çözümleme yaptığımızda Traktor Sazi’yi İran Türklerinin temsilcisi konuma getiren faktörleri üç anabaşlıkta toplamak mümkündür: 1. Sahaiçi (sportif) faktörler (İran üst liginde mücadele), 2. Sahaiçi sportif olmayan faktörler (stadyumların protesto alanına dönüşmesi) ve 3. Sahadışı faktörler (Sosyal-kültürel alanlarda İran Türklerine getirilen kısıtlamalar). İşbu makalenin devamında bu anabaşlıklar üzerinde durularak daha detaylı bir çözümleme yapılacaktır.

 

Sahaiçi faktörler

Kuşku yok ki Traktor Sazi’nin İran Türklerinin temsilcisi konumuna geldiyse, bunda sportif başarıların katkısı büyüktür. 2009 yılından önce İran futbol liglerinde fazla başarısı olmayan, rekabetleri yerel düzeyde kalan ve daha çok asansör takım (üst ligden bir alt lige sürekli inip çıkan) hüviyetindeki bir kulüptü (Sarı 2018: 65-67).

Esasen bu durum Traktor Sazi’nin 2009-2010 futbol sezonunda İran üst futbol liginde tekrar mücadele etme hakkı kazanmasıyla hemen değişmese de daha parlak bir dönüş yapıldığı söylenebilir. Bahsekonu futbol sezonunda yedinci olan Traktor Sazi, bir sonraki futbol sezonunda beşinci olmuştur. 2011-2012 ve 2012-2013 futbol sezonlarında son haftalara kadar şampiyonluk mücadelesi vermiş, o sezonlarda ligi ikinci olarak tamamlayarak tarihinin en önemli başarılarına imza atmıştır. Bu başarılıların taçlandırılmasıysa 2014 yılında olmuştur. Bu yılda Traktor Sazi tarihindeki ilk ulusal kupasını kazanmış, 14 Şubat 2014 günü finali Kirman’da oynanan İran Kupası’nın sahibi olmuştur.  Birkaç defa da uluslararası alanda (Asya Şampiyonlar Ligi) mücadele etmiştir (Sarı 2018: 67-68).

Sportif alanda bu başarılara paralel bir biçimde gelişmiş iki mesele sözkonusu: Birincisi, Traktor Sazi’nin sportif alanda değişen ve gelişen rekabetleridir. Bundan kasıt, 2009 öncesinde sadece yerel (Tebriz merkezli) futbol kulüpleriyle rekabet halinde olan, ‘ezeli rakip’leri yerel olan Traktor Sazi’nin 2009 sonrası rekabet alanının ulusal düzeye kaymasıdır. Yükselen sportif başarılar Traktor Sazi’yi başkent Tahran’ın köklü kulüpleriyle (İstiklal ve Persepolis) yarışacak hale getirmiştir. 2014 yılında yaptığım alan araştırmasına göre, Traktor Sazi taraftarı için ezeli rakipler artık İstiklal ve Persepolis olmuştu (Sarı 2018: 71).

İkincisi, Traktor Sazi’nin 2009 yılı sonrası Traktor Sazi’nin gözle görülür biçimde artmış olan taraftarıdır. Emil Süleymanov’un tespit ettiği gibi, bazı futbol sezonlarında Traktor Sazi maçlarını ortalama 60.000 taraftara oynamış, Tahran deplasmanlarında dahi Traktor Sazi taraftarının sayısı ev sahibi taraftarların sayısını geride bırakmıştır (Souleimanov vd. 2013: 77). Taraftarların maçlara olan ilgisi bağlamında Traktor Sazi taraftarları İran’da kırılmadık rekor bırakmamışlardır (Souleimanov 2010: 81).

Alan araştırması sırasında görüştüğüm neredeyse tüm Traktor Sazi taraftarları, Traktor Sazi’nin sportif başarılarının özellikle (asimilasyona yatkın) Tahran’daki Türklere çok olumlu yansıması olduğu görüşündeydiler. Artık birçoğu kendinden gururla ‘Traktor taraftarı’ ve ‘Türk’ olarak bahsedebiliyordu (Sarı 2018: 108-109). Bu durumun Tahran Türklerine özgü olmadığını iletmek gerekiyor. Yine alan araştırmasının ortaya koyduğu üzere, Traktor Sazi taraftarlarının çok önemli kısmı 2009 yılından sonra bu takımın taraftarı olmuştur. Öncesinde, birçoğu Tahran takımlarını desteklediklerini belirtti (Sarı 2018: 98, 100, 175, 205, 213).

Bu başarılara İran’daki diğer Türk grupları da kayıtsız kalmış değildir. Kaşkay Türkleri ve Horasan Türkmenleri arasında da bu başarılırdan etkilenerek takımın taraftarı ya da sempatizanı olanlar olmuştur (Sarı 2018: 98). Bu göz önünde bulundurularak, Traktor Sazi’nin sadece Azerbaycan Türkleri için değil genel olarak tüm İran Türklüğü için bir önemi olduğunu söyleyebiliriz.

Üstte izah edildiği gibi, Traktor Sazi’nin sportif başarılarının taraftar sayısını arttırmada önemli bir etken olduğu görülüyor. Fakat bu artışın sadece sportif başarılıyla açıklanamayacağını iletmek elzemdir. Bunun, birazdan üzerinde durulacağı gibi sahaiçi sportif olmayan faktörlerle ve sahadışı faktörlerle de alakası vardır.

 

Sahaiçi sportif olmayan faktörler

Sahaiçi sportif olmayan faktörlerden, başka bir deyişle stadyumiçi faktörlerden kasıt, stadyum alanının doğrudan sportif faaliyetlere ilgisi olmayan, stadyum ortamının ek olarak beraberinde getirdiği, yine maddi (örneği mimarisiyle) ve manevi (örneğin tribün kültürüyle) yapısı gereği açtığı alanlara atıf yapmaktadır. Fransız etnolog (budunbilimci) Christian Bromberger’e (1946-…) göre: ‘Stadyum kolektif duyguların zincirlerini kırdığı ender mekânlardandır; sosyal açıdan tabu olan değerlerin dile getirilmesine izin verilen bir yerdir’ (Bromberger 1995: 302). Bu durumun stadyum içinde, geniş kitlenin arasında anonimleşerek ‘özgürleşme ve boşalma’ alanı açmasıyla doğrudan ilgisi var (Ünsal 2005: 21).

Başka bir ifadeyle, stadyumlar geniş kitlelere bir özgürlük alanı açmaktadır. Bu, kimi zaman hukuki kısıtlamaları zorlayan ve aşan özgürlükler üzerinden taraftarlar dışavurumlarda bulunabiliyorlar. Bu dışavurumların genel bir yaklaşımla iki boyutu var: Doğrudan ve sadece rakibe yönelik dışavurumlar ve doğrudan rakiple ilgisi olmayan, rakibe yönelik olmayan dışavururmlar. Bu sonuncusunu stadyumların baskı ortamında özgür alan olabilme niteliğine bağlamak mümkündür.

Traktor Sazi taraftarları stadyum içinde özgürleşme imkanını yoğun bir biçimde kullanmaktalar. Nitekim yeni ve mevcut Traktor Sazi taraftar profili oldukça politize olmuş bir kitledir. Azerbaycan Türkçesi’nde eğitim ve yayın hakkı (Souleimanov vd. 2013: 77), Urmu Gölü’nün kuruyor olması ve benzeri konuların yanısıra Fars ırkçılığına ve Farslara karşı söylemler, Azerbaycan ve Türkiye lehine sloganlar atılmaktadır (Souleimanov 2010: 81-82). Yani Traktor Sazi taraftarları stadyumları ayrıca politik duruş sergilemek ve İran’daki Türk milliyetçiliğini yaymak için kullanmaktadır (Sarı 2018: 103).

Bu bağlamda stadyumlarda daha önce 2016 Karikatür Krizi sonrası dile getirilen birçok sloganla birlikte, futbolun sportif alanıyla karışık milliyetçi söylemlerin de yankılandığını iletmek mümkün: ‘Yaşasın Azerbaycan’, Traktor el ister, şerefli millet ister’, ‘Bakü-Tebriz-Ankara, biz hara Farslar hara?’, ‘Haray, Haray men Türkem’, ‘Azerbaycan yurdumuz, Traktor gururumuz’ ve ‘Türk’ün kolu bükülmez, Türk’ün beli eğilmez, bir kere kalkan bayrak, bir daha inmez, yaşa, yaşa Azerbaycan’ gibi dışavurumlar bunlara örnektir (Sarı 2014).

Futbolun sosyolojisi üzerine çalışmalar yapmış olan siyasetbilimci ve gazeteci Tanıl Bora’nın (1963-…) tespit ettiği gibi, esasen bu milliyetçi dışavurumlarda şaşılacak birşey yoktur. Nitekim stadyumlar doktriner olmayan ve spontane ortaya çıkan sembolik milliyetçi ve bölgeselci dışavurumların bir alanıdır. ‘Biz’ ve ‘Onlar’ ayrımıyla başlayan bu dışavurum, anonim tribün kalabalığının kendilerini bir cemaat içinde hissetme gücünün metaforik belirtisidir (Bora 2001: 559).

Bu çerçeveden değerlendirecek olursak, Traktor Sazi taraftararı için ‘Onlar’ın Tahran’ın (rejimin) temsilcileri Persepolis ve İstiklâl futbol kulüpleri ve taraftarları olduğunu söyleyebiliriz. Bu da Traktor Sazi futbol kulübünün taraftarlarının gözünde rejimi ‘yenme’ imkanı sağladığı anlamına gelir (Sarı 2018: 105).

Sahaiçi sportif olmayan faktörlerden dolayı Traktor Sazi taraftarlığı özellikle İran’daki Azerbaycan Türkleri taraftarları için siyasi, milliyetçi, bölgesel vb. sorunların dile getirilebilmesi için bir aracı olma niteliği kazanmıştır. Onlara staydumiçi bir özgürlük alanı açmıştır. Bahsekonu sahaiçi sportif faktörlerin önemli bir kısmının kaynağı ve dayanağı sahadışı faktörlerden kaynaklanmaktadır.

 

Sahadışı faktörler

Traktor Sazi futbol kulübü taraftarlığını İran Türklüğü’nün birnevi sözcüsü konumunu getiren sahadışı faktörlerin başında, daha önce bahsi geçen 2006 Karikatür Krizi sonrası yaşanan süreç gelmektedir. O kriz bağlamında İran rejiminin aldığı tedbirlerle Azerbaycan Türkleri’nin kendini ifade etme alanları daraltılmış, yıllarca sürdürülen çeşitli etkinliklerine kısıtlama ya da yasaklama getirilmiştir. Örneğin Settar Han anmaları sırasında dile getirilen söylemler, gelen kısıtlamalar ve yasaklamalar sebebiyle, olduğu gibi stadyumlara taşınmıştır (Souleimanov 2010: 83).

Simon Kuper’in belirttiği gibi, örneğin Libya ve benzeri birçok ülkede stadyumlar fikir özgürlüğünün yani nispeten demokratik bir ortamın oluşturulabildiği yegane yerlerdi. Bu ülkelerde ancak stadyumlarda muhalefet edilebiliyordu (Kuper 2008: 26-27). İran’daki Türk milliyetçileri için aynı durum sözkonusudur. Onların önemli bir kısmı için stadyumlar İran’daki yegane özgürlük alanı, yegane demokratik ortam sahasıdır.

İran’daki stadyumların bu boyutunun iki yüzü var: Bir taraftan politize olmuş ya da politize olarak Traktor Sazi taraftarlığına dahil olmuş taraftarlar siyasi söylemlerini dile getirebilecek bir alana sahip oluyorlar, kızgınlıklarını, birikmişliklerini ifade ederek manevi yüklerini boşaltıyorlar. Diğer taraftan İran rejimi de bu dışavurumların aşırıya kaçmaması ve sokağa taşmaması kaydıyla görmezden ve duymazdan geliyor denebilir. Nitekim Azerbaycan Türkleri’nin çeşitli konularda kızgınlıkları ve hayal kırıklıkları olduğununun farkında olan rejim, sokaklara taşan gösterilerin yerine stadyumda toplanmış kızgınlıkları yeğliyor gibidir (Sarı 2018: 104-105).

Elbette bu durumun stadyumdaki taraftarın -ki Traktor Sazi’nin birçok maçında bu onbinleri bulmaktadır- kontol edilmesindeki sıkıntılarla (yani anonimleşmeyle) ve herhangi doğrudan müdahelenin doğurabileceği olumsuzluklara engel olma tutumuyla ilgisi vardır. Sahadışından sahaiçine yansıyan bu faktörlerin yanında yine üstte çizilen çerçeveyle ilintili bir faktör daha vardır.

İran’daki Azerbaycan Türkleri ve hatta İran Türkleri için Traktor Sazi’nin birnevi sözcü konumuna gelmesinin sebeplerinden biri, yine sahadışı yaşanan baskılarla ilgilidir. Türk milliyetçilerinin örgütlenmesine izin vermeyen, İran Türkleri’nin çeşitli kültür ve sanat faaliyetlerini kısıtlayan rejim, haliyle İran’daki Azerbaycan Türkleri’nin ve daha geniş açıdan baktığımızda İran Türkleri’nin özellikle siyaset alanında bir liderin etrafında örgütlenmesine izin vermemekte, hiçbir İran Türk’ü de bu bağlamda sivrilememekte, İran’daki Türkler tarafından genel kabul görememektedir. ‘Bir liderin eksikliği Traktor Sazi’yi İran’daki Türklüğün en azından ‘bayraktar’ı yapmaktadır. Nitekim takımın kitleleri mobilize etme gücü vardır. Bu durum İran’a özgün görünmektedir’ (Sarı 2018: 127).

 

Sonuç

‘Traktor Sazi futbol kulübü, İran’da 2006 yılında yaşanan karikatür krizi sonrası nasıl ‘İran Türklüğünün temsilcisi’ konumuna yükselmiştir?’ sorusuna üç anabaşlık yani ‘sahaiçi faktörler’, ‘sahaiçi sportif olmayan faktörler’ ve ‘sahadışı faktörler’ etrafında toplanabilecek faktörler üzerinden cevap verilmesi mümkündür.

Buna göre, Traktor Sazi futbol takımının 2009 yılından itibaren elde ettiği sportif başarılar onun taraftar kitlesinin genişlemesine sebep olmuş, rekabet ettiği futbol kulüplerini ulusal düzeye çıkarmıştır. Özellikle bu yıldan sonra taraftarını arttıran, Tahran’ın köklü kulüpleri Persepolis ve İstiklâl ile rekabet etme gücü gösteren, 2014 yılında kazandığı İran Kupası’yla da bunu tescilleyen Traktor Sazi, başta sportif başarılarından dolayı İran Türklüğü’nün temsilcisi konumuna yükselmiştir.

Sahaiçi sportif olmayan faktörler ya da stayumiçi faktörlere baktığımızda stadyumların genel itibariyle bir özgürlük alanı yarattığını, kitle içindeki bireylerin anonimleşebilmesini sağladığını, bunun daha cüretkar dışavurumları mümkün kıldığını iletebiliriz. Bu açıdan, sahadışını sahaiçine yansıya bildiği sonucua varabiliriz.

Sahadışı faktörlere baktığımzıda ise, İran Türkleri’nin örgütlenme alanlarının dar ve baskı altında olmasının ve 2006 Karikatür Krizi sonrası bunun daha da darıltılmasının etken olduğunu iletebiliriz. Bu baskıcı ortamdan dolayı herhangi birinin İran Türkleri’nin lideri olaran sivrilememesi de, ‘bireylerin anonimleşerek siyasi bir kollektif önderlik’ oluşturmalarıyla neticelenmektedir.

Sonuç olarak, üstte beliritlen faktörlerden ötürü Traktor Sazi futbol taraftarlığının, kulübün hiçbir yönetiminin böyle bir hedefi olmamasına rağmen, taraftarın futbol takımına yükledikleri ve belkide yüklemek zorunda kaldıkları misyon sebebiyle İran Türkleri’nin sözcüsü konumuna gelmiştir.

Kaynakça

  • Albayrak, Recep Türklerin İranı I-II (Ankara 2013).
  • Bora, Tanıl ‘Türkiye’de futbol ve millîyetçilik’, içinde Türkiye’de sivil toplum ve millîyetçilik (İstanbul 2001).
  • Bromberger, Christian ‘Football as world-view and as ritual’ FCS 5 (1995) 293-331.
  • Elling, Rasmus Christian Minorities in Iran: Nationalism and ethnicity after Khomeini (New York 2013).
  • Kuper, Simon Voetbal als oorlog (Bir savaş olarak futbol, genişletilmiş 2. baskı, Amsterdam 2008).
  • Persian League ‘Zonuzi new owner of Iran’s Tractor Sazi’ 27-05-2018 https://www.persianleague.com/12302-zonuzi-new-owner-of-iran%E2%80%99s-tractor-sazi erişim 16-01-2019.
  • Sarı, Yasın İran’da bir futbol kulübü: Traktor Sazi ve İran’daki Türk kimliği (İstanbul 2018).
  • Notities en interviews, veldonderzoek Iran, februari 2014 (Hollandaca, Notlar ve söyleşiler, İran alan araştırması, Şubat 2014, yayınlanmamış eser.
  • Souleimanov, Emil ‘The ‘cartoon crisis’ in Iranian Azerbaijan: Is Azeri nationalism underestimated?’ Central Asia-Caucasus Institute Analyst (2006) http://old.cacianalyst.org/?q=node/4018 erişim 07-05-2014.
  • ‘The evolution of Azerbaijani identity and the prospects of secessionism in Iranian Azerbaijan’ The Quarterly Journal (2010) 77-84 http://www.isn.ethz.ch/Digital-Library/Publications/Detail/?lng=en&id= 153022 erişim 07-05-2014.
  • Souleimanov, Emil, Kamil Pikal ve Josef Kraus ‘The rise of nationalism among Iranian Azerbaijanis: A step toward Iran’s disintegration?’ Middle East review of international affairs 17 (2013) 71-91.
  • Ünsal, Artun Tribün cemaatinin öfkesi: Ticarileşen Türkiye futbolunda şiddet (İstanbul 2005).

Yasin Sarı, (1987) Groningen Üniversitesi Ortadoğu Çalışmaları yüksek lisans mezûnu, Mainz Üniversitesi türkoloji bölümü doktora öğrencisi. Ayrıca Sakarya Üniversitesi Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi yüksek lisans öğrencisidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here