Ana Sayfa 5-6. Sayı 90’lı Yıllardan İtibaren Şiir Yıllıkları Ve Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2019 Üzerine...

90’lı Yıllardan İtibaren Şiir Yıllıkları Ve Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2019 Üzerine Bir İnceleme 

Author

Date

Category

90’lı yıllarda Mehmet H. Doğan tarafından yayımlanmaya başlanan Adam Yayınları Şiir Yıllıkları zamanla büyük popülariteye ulaşmış; yaptığı baskı sayısı ve edebiyat dünyasında yarattığı etki sebebiyle birçok tartışmalara neden olmuş, bu yıllıkları beğenmeyen ya da daha iyisini yapma iddiasında bulunan şair ve yazarlar tarafından yeni yıllıklar hazırlanmasına ortam hazırlamıştı. Adam Yayınlarının kapanmasının ardından Mehmet H. Doğan’ın YKY’den çıkarmaya başladığı şiir yıllığı hacmini artırmış içine eleştiri/inceleme yazılarını da alarak farklı bir forma evrilmişti. Mehmet H. Doğan’ın vefatından sonra ise “merkez dergi yıllığı”nı hazırlama işini Bâki Asiltürk üstlendi. Bâki Asiltürk tarafından hazırlanan YKY Şiir Yıllığı ünlü şair ve yazarların ortak bir bildiriyle bundan sonraki yıllıklarda yer almak istemediklerini beyan etmelerinin ardından son buldu.

Mehmet H. Doğan ve Bâki Asiltürk tarafından hazırlanan bu yıllıklar merkez yıllık işlevini sürdürürken Şeref Bilsel-Cenk Gündoğdu, Mustafa Fırat, Hakan Arslanbenzer, Mustafa Ergin Kılıç, Mustafa Aydoğan ve Veysel Çolak tarafından alternatif şiir yıllıkları hazırlanmaya başlandı. Bu alternatif şiir yıllıkları, yıllıklar arasında yeni bir rekabete yol açmış ve yıllıklarda yenilikler çıkmasını sağlamıştı. Örneğin Hakan Arslanbenzer yıllığında şairlerin fotoğraflarına yer verip yıllıkta yer verdiği şair hakkında kısa eleştiri yazıları kaleme alıyor ve belki de en önemli yenilik olarak yıllığında o yıl dergilerde yer alan şiirlerden seçilmiş dizelere yer veriyordu. Şeref Bilsel-Cenk Gündoğdu ikilisi ise yıllıklarda dergilere değiniyor, internette yayımlanan ya da fanzin olarak çıkan süreli yayınlar ve şairlerin o yıl çıkardığı kitaplara ilişkin kısa inceleme yazılarıyla yıllıklarını zenginleştiriyordu. Veysel Çolak ise yıllıklarda yer verilen şiirlerin şairlerinin yaşına göre büyükten küçüğe doğru sıralanması geleneğini tersyüz ediyor ve sıralamayı gençlerden yaşlılara doğru yapıyordu. Veysel Çolak bu tutumuyla yıllıklarda yer alan birçok yaşlı şairin iyi şiirler sebebiyle değil de “şiir kariyerleri” göz önünde bulundurularak o yıllığa girdiğini ifşa ediyordu. Mustafa Ergin Kılıç tarafından hazırlanan Şimşiir Ağacı adlı yıllık ise cesur bir adım ile içerisinde yıl içerisinde yayımlanan kötü şiirler seçkisine de yer veriyordu. Mustafa Fırat ise Şair Dağın Doruğunda adını verdiği yıllığında çok sayıda isme yer vererek yıllıklar üzerine çıkan “Ona neden yer verildi de bana yer verilmedi?” tartışmalarına karşı bir korunak sağlıyordu. Mustafa Aydoğan ise Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı (2010 ve 2011) kısa değinili yıllığı ve tarafsız olma çabasıyla takdir topluyordu.

YKY Şiir Yıllığı’nın son bulmasının ardından şiir yıllığı alanında doğan boşluğu doldurmak amacıyla yeni yıllıklar ortaya çıktı. Bunlar Edebiyat Ortamı dergisine ait (Turan Karataş ve Arif Ay tarafından hazırlanan) şiir yıllıkları, Zafer Acar tarafından hazırlanan Dil ve Edebiyat Dergisi Şiir Yıllıkları ve genç şair Özkan Satılmış tarafından hazırlanan ve sadece bir kez çıkan Mavi Yeşil Dergisi Yıllığı’ydı. Bu yıllıklar da okunur olmak adına yeniliklere girişmişler ve kendilerinden önce çıkan yıllıkları aşmaya çalışmışlardı. Özellikle Zafer Acar hazırladığı hacimli yıllıklar ile önemli işlere imza atmış, şiir yıllıklarında dergilerde o yıl çıkan çeviri şiirlere yer vererek ve yıllıklarının içine o yılın şiirine ilişkin yaptığı soruşturmaları yayımlamıştı. Özkan Satılmış tarafından hazırlanan Mavi Yeşil Dergisi Şiir Yıllığı ise o yılın şiir dökümünü gözler önüne sermiş ve hangi dergide kaç şiir yayımlanmış, hangi dergi kaç sayı çıkmış gibi istatistiki bilgilerle yıllığını zenginleştirmeyi başarmıştı.

Bütün bu yıllıklar arasında farklı bir yeri olan Edebiyat Ortamı Dergisi Şiir Yıllıkları ise yaptığı yeniliklerden çok istikrarı ile şiir kamuoyunu etkileyen yıllık çalışmaları yapıyordu. 2010 yılından itibaren çıkmaya başlayan Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı yıllıkların ideolojik kurulumuna bulaşmadan, sade ve iyi niyetli çalışmalar ile şiir tarihimizin kısa süreli fotoğrafı olan yıllıklar çıkarıyordu. Üstelik YKY, Dil ve Edebiyat, Şiir Defteri, Türk Şiiri (Hakan Arslanbenzer), Şimşiir Ağacı, Şair Dağın Doruğunda, Mavi Yeşil ve Veysel Çolak tarafından çıkarılan şiir yıllıklarının tek tek son bulmasıyla rakipsiz kalmış, bu durum da şiir yıllığı konusunda tüm gözlerin bu dergiye çevrilmesine sebep olmuştu. Şiir yıllıklarının rekabetle geliştiği ve içeriğini zenginleştirdiği bu ortamda rakipsiz kalan Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı’nın beklenen kaliteyi tutturup tutturamayacağı büyük bir handikaptı. Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2019 üzerine yaptığım inceleme ile bu sorunun cevabını bulmaya çalıştım.

EDEBİYAT ORTAMI ŞİİR YILLIĞI 2019 ÜZERİNE ELEŞTİRİ

Bir şair tarafından şiir yıllığı eleştirisi kaleme almak çoğu kez tehlikeli bir iştir. Aforoz edilme korkusu, bir daha o yıllıkta yer alamama düşüncesi ve dışlanma endişesi; düşünce ile kalem arasına gizli bir duvar çeker. Şair de hakikatle meşgul değil de kariyerist bir tutumun geçerliliğine inanıyorsa bu eleştiriyi yazmaktan vazgeçer ya da eleştiriyi övgü yazısına çevirir. Benim herhangi bir korkum ya da kariyerist bir tavrım olmadığı için eleştirilerimi yaparken hakikate olan bağlılığımdan kopma konusunda bir endişe yaşamadım. 2015 yılından beri aralıklarla yazdığım Edebiyat Ortamı dergisinin yıllığındaki hata ve yanlışları gözler önüne sererek önümüzdeki yıllarda daha iyi işler çıkarmalarına yardımcı olabileceğimi düşündüm.

Yıllığa yönelik ilk eleştirim fiyatına ilişkin olacak. Doların artışı ile kâğıt fiyatlarına gelen zam geçerli bir mazeret olsa da kitap ve dergilerden kaldırılan KDV ile yıllık hediyeli dergi fiyatı geçen yıl ile aynı kalamaz mıydı diye düşünmeden edemiyor insan. (Geçen yılki fiyatı 25 TL olan yıllık hediyeli sayının bu yılki fiyatı 30 TL idi.) Yıllık hediyeli sayının satışının çok olacağını düşündüğüm için maliyeti karşılama konusunda herhangi bir sorun yaşamayacaklarını düşünüyordum açıkçası. Bu yıllığın muhatabı olan insanların çoğunluğunun işçi, memur ve öğrenci olduğu ortadayken fiyat politikası bu dar gelirli muhatap kitlesinin bütçesi göz önünde bulundurularak belirlenirse daha iyi olacaktır düşüncesindeyim.

Bir yıllığı elime aldığım zaman yaptığım ilk iş o yıllık hazırlanırken taranan dergilere bakmak olur. Ülkemizde birçok edebiyat dergisi çıktığı için şiirimizin o yılının net bir fotoğrafını çekmek adına bütün dergilere ulaşmak gerekir diye düşünürüm. Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2019 hazırlanırken taranan dergileri gördüğümde ise büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Çünkü şiir verimi açısından edebiyatımıza çok önemli katkıları olan birçok dergi bu listede yer almıyordu. Taranan dergiler arasında yer almayan bu dergilerden ayrı bir yıllık bile çıkarılabilirdi. Benim listeyi görür görmez yıllık hazırlanırken taranmadığına şaşırdığım dergiler: Akatalpa, Eliz Edebiyat, Yeni Gelen, Caz Kedisi, Aksisanat, Kurşun Kalem, Temren, Kasabadan Esinti, Üvercinka, Olağan Şiir, Kök Şiir, Sürem Şiir, Başka Dünyalar, Edebiyat Nöbeti, Koza Düşünce, Şarki, Gard Şiir, Yelkensiz, SarmalÇevrim, Yıldız Tozu, Ekin Sanat, Yaşam Sanat, Tmolos Edebiyat ve Yeni E dergileriydi. Bu dergilerin taranmaması ideolojik ya da estetik bir tercih mi bilmiyorum ama bu dergilerde yer alıp da şiir yıllığına girmeyi hak eden onlarca şiir olduğunu söylemekte de herhangi bir beis görmüyorum. O dergilere ulaşamamak gibi bir durum olabileceğini de sanmıyorum. Çünkü çoğunu takip ettiğim bu dergileri Edebiyat Ortamı dergisinin bürosunun olduğu Ankara Kızılay’da bulmak oldukça kolay. Hatta bu dergilerden Akatalpa tüm sayılarını internete de yükleyerek dergiyi basılı hâlde bulamayan okurlarına kolaylık sağlıyor. Maddi gerekçelerle bu dergiler taranmadıysa eğer taranan dergiler arasında yer alan popüler kültür dergilerine ( Bavul, Ayarsız, Kafa, Kafkaokur, Cins) ve içinde şiir yer almayan öykü dergisi Notos’a neden bütçe ayrıldığı sorusu bir handikap olarak Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığının üzerinde duruyor.

Bu tip yıllıklarda şairlerin doğum tarihine göre yapılan sıralama –belki de şairlerin doğum tarihi bilgilerine ulaşılamadığı için- geleneği yerini bu yıllıkta alfabetik sıralamaya bırakmış. Şairlerden bir tek Emrehan Parlak’ın[1] 2000 doğumlu olduğuna dair bir bilgilendirilme yapılmış. Bu durum daha çok yıllıklarda “Biz gençlere de yer veriyoruz.” demenin bir başka yolu gibi yapıldığı için hoş olmamış. Ya tüm şairlerin doğum tarihi bilgilerine yer verilmeliydi ya da hiçbir şairin doğum tarihi paylaşılmamalıydı. Yıllıkta yer alan şairlerin doğum tarihlerine yönelik bir bilgi verilmemesinin bir başka nedeni de hazırlanan yıllığın yaş ortalamasının bir hayli yüksek ve hep belli bir kuşaktan şairlerin seçilmiş olduğunu gizlemek için de olabilir. Bununla ilgili olarak yaptığım araştırma sonucunda yıllıkta yer alan 136 şiirin şairinden 112 tanesinin yaş bilgilerine ulaşarak yıllıkta yer alan şairlerin yaş ortalamasını çıkarttım. Maalesef Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2019’un içinde yer alan şiirlerin şairlerinin yaş ortalaması 56’ydı (55.99). Maalesef dedim çünkü bu istatistik yıllık hazırlanırken şiirden çok şairin ismine ve sadece belli yaş aralıklarındaki kişilere yer verildiğine ilişkin bir izlenim edinmeme yol açtı. Genç şairlerin şiirlerinin takip edilmediği, edilenlerin de hak ettiği değeri görmediği bariz bir şekilde ortadaydı. (136 şiirden sadece 12 tanesi 40 yaş ve altı şairlere aitti.)  Yıllıkta şiiri yayımlanan şairlerden; 20-30 yaş aralığında olan 5 şair, 30-40 yaş aralığında olan 7 şair, 40-50 yaş aralığında olan 15 şair, 50-60 yaş aralığında olan 48 şair, 60-70 yaş aralığında olan 31 şair, 70-80 yaş aralığında olan 7 şair, 80 ve üzeri yaşlarda olan  4 şair bulunmaktaydı. Yıllıkta yer alan şairlerden en genç olanı 1999 doğumlu Emrehan Parlak, en yaşlı olanı ise 1928 doğumlu Şemsettin Ünlü’ydü. Seçilen şairlerin yaş aralıkları göz önünde bulundurulduğunda Arif Ay’ın beğenisinin daha çok kendi ve kendinden bir sonraki kuşağın şiirleri üzerine olduğu anlaşılmakta. Yıllıklar hazırlayanın öznel tavrı ve estetik tercihleri doğrultusunda hazırlandığı için bu seçimler ne kadar eleştirilebilir bilmiyorum. Zaten yıllıkta yer alan şiirlerin objektiflik esasına dayanılarak seçildiğine ilişkin bir ifade de görmedim. Objektiflik esasına dayanılarak hazırlanan bir yıllık olsa W. Bahadır Bayrıl’ın, Mehmet Mümtaz Tuzcu’nun, Haydar Ergülen’in, İsmail Kılıçarslan’ın, Mustafa Özçelik’in, Mustafa Ruhi Şirin’i ve Engin Sustam’ın bırakın bir  şiir yıllığında yayımlanmayı başka isimlerle gönderilse herhangi bir edebiyat dergisinde bile yer alamayacak kadar vasat altı şiirlerine yıllıkta yer vermenin başka bir açıklaması olamaz diye düşünüyorum. Bana kalırsa bu şairlerin ortalamanın altında olan şiirlerine yıllıkta yer verilerek şairlere de kötülük yapılmış. Yıllar sonra eline bu yıllığı alacak olan genç bir okurun, çok çok daha başarılı şiirleri olan bu şairleri yıllıkta bu ortalama altı şiirleri ile tanıyınca haklarında nasıl bir hüküm vereceğini düşünmek bile şiirimiz adına üzücü. Ancak yıllıklarda saygı, kuşakdaşlık ya da dostluklar nedeniyle bu tip tercihler yapılabildiğini bildiğim için konunun çok da üzerinde durmamak gerekir diye düşünüyorum.

Şimdiye kadar ki tüm yıllıklarda genç şairlere haksızlık yapıldığı ve genç şairler de bu haksızlıklara karşı herhangi bir eleştiride bulunmadığı için (aforoz edilme korkusuyla) gençliğe ve genç şaire yönelik eleştiriler bu yıllıkta da ağırlıklı olarak dile getirilmiş. Gençlerin okumadığı, klasik şiiri ve ustaları bilmediğine ilişkin artık bir gelenek hâline gelen iddialar bu yıllıkta da kendine yer bulmuş. Şair olmayan gençleri baz alarak genç şairi eleştirmenin, bu işi hakkıyla yapmaya çalışan gençlerin şiirlerini, birikimlerini ve eleştirel yönlerini gösterebilecekleri çok sayıda bir mecra bulunmadığı ve genç şairin aklında keskin bir bıçak gibi yer edinen “dışlanma korkusu” ile cevap hakkını kullanmaktan çekinmesi sebebiyle kendini çok kolay hedef tahtasında bulması kaçınılmaz bir sonuç olarak ortaya çıkmış. Yıllıkta yer alan 2018 Şiirine Genel Bir Bakış adlı bölüm bu tezimizi büyük ölçüde doğrular nitelikte. Bu bölümde günümüz şiirinden bazı örnekler verilerek olumsuzlama yoluna gidilmiş. Örneğin: “Masada makas mor/Kerpetenli manipülasyon/Malulen kısır kusursuz kısıt/Korkak marjinal/Tutmadan sakal tıraşına cinsiyetleri/Hadım etmek gibiyim”[2] gibi bence de şiir olmayan bir söz dizisine yer verilerek günümüz şiiri eleştiriye tabi tutulmuş. Bunu görünce sevindim ancak bu tarz “şiir”lerin eleştirildiği bir yıllıkta Mehmet Mümtaz Tuzcu tarafından yazılan şu “şiir”e yer verilmesini çelişkili bir tutum olarak gördüm. ”Eksper: ayyaş! Emperyal! Rötar var vazifede/19 cife kattık, tek sen kaldın büfede” “Akedük, kadük oldu –tünel yıktı gabari/Bu dayının D’si yok, naat döşen, yağla bari”[3] Giriş bölümünde gençleri ve onların yazdığı şiiri eleştirmek için kullanılan şiirin çok daha kötüsü olan bu şiir yıllıkta ünlü bir şair tarafından kaleme alındığı için kendine yer buluyor bu sayede de meşrulaşmış oluyordu. Bu tutum sebebiyle geçmişte iyi şiirleri yazmış ünlü bir şairin de kötü bir şiir yazabileceği gerçeği gözden kaçırılmış oluyordu.

Şiir yıllığında yer alan şiirlerin seçildiği dergilere baktığımızda ise yıllığın merkez dergiler etrafında şekillendiği görüyoruz. Yıllıktan çıkarılan istatistiklere göz attığımızda en çok şiirin seçildiği Kitap-lık dergisinden 11 şiire, İtibar dergisinden 10 şiire, Yedi İklim dergisinden 9 şiire, İpek Dili dergisinden 8 şiire, Edebiyat Ortamı dergisinden 8 şiire, Sözcükler dergisinden 7 şiire, Varlık dergisinden 7 şiire, Şiar dergisinden 7 şiire, Dergâh dergisinden 6 şiire, Hece dergisinden 6 şiire, Karabatak dergisindense 4 şiire yer verildiğini görüyoruz. Aşkar, Gösteri, Keşke, Hayal, KANON 2010, Şehir, Karahindiba gibi nitelikli işlere imza atan dergilerden ise hiçbir şiirin seçilmemesi merkeze uzak dergilerin yıllıklardan da uzak tutulduğu gerçeğini gözler önüne seriyor.

Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2019’un dize seçkisinde ise tahmin edileceği üzere  gençlerin şiirlerine bol bol yer verilmişti. Seçilen dizelerin niteliği bir hayli tartışmalı da olsa (özellikle Fikret Çelik, Örsan Gürkan, Duygu Irmak ve Mücahit Oğuzhan Yıldızhan’ın şiirlerinden seçilen dizeler); Hüseyin Serhat Arıkan’ın, Meryem Genel’in, Mustafa Ergin Kılıç’ın ve Eren Kolcuoğlu’nun şiirlerinden alınan dizeler bu eserlerin nitelikli şiir olduğunun göstergesiydi. Dizeleri okurken bu şairler 50 yaş ve üzerinde olsaydı şiirleri dize seçkisinde değil de şiir seçkisinde rahatlıkla yer bulurdu diye düşündüm.

Yıllıkta yer alan poetik yazılar ise bir hayli doyurucu niteliğe sahip olmakla beraber yıllığın hacim imkânları nedeniyle kısıtlı tutulmuştu. Kitap incelemeleri yüzeysel olsa da o yıl çıkan kitaplar hakkında bir fikir edinmek adına yararlı bir bölüm diye düşünüyorum. Ancak 2018 yılında çıkan şiir kitapları listesindeki büyük eksiklikler olduğu gerçeğini gözden kaçıramayız. Yıl içerisinde kitap çıkaran Bircan Çelik, Cenk Kolçak, Vedat Yeniçeri, Neda Olsoy, Neval Savak, Sedat Gülmez, Nisa Leyla, Bekir Dadır, Çağın Özbilgi, Ömer Turan, Yasin Uysal gibi şairlerin kitaplarının da bu listede olması gerekirdi diye düşünüyorum.     Dergilere gelen şiirlere editörlerin yaptığı yorumların yayımlandığı bölümlerin yıllığa dâhil edilmesi ise bence Edebiyat Ortamı Şiir Yıllıklarının şiir yıllıklarımıza getirdiği en önemli yenilik ve yıllığı hazırlayanların en doğru hamlesi diye düşünüyorum. Çünkü birçok şair ve yazar dergileri ellerine aldıklarında bu bölümü okuyup şiir hakkında düşünmeye başlıyor, şiir gönderen insanlar ise şiirleri hakkında bir dönüt alarak eksiklik ve hatalarını görme imkânına kavuşuyor. Bir yılın şiir fotoğrafını çekme iddiasında olan yıllıklarda bu bölümün yer almaması büyük bir eksiklik olurdu.

Tüm hatalarına, eksikliklerine rağmen şiir yıllığı hazırlamanın hem maddi hem de manevi olarak ağır bir külfeti olduğunun farkındayım. Bu yüzden Edebiyat Ortamı dergisinin ve Arif Ay’ın bu çabasını da takdirle karşılıyorum. Edebiyatımıza ve şiirimize bu yıllık vasıtasıyla  yaptıkları katkıların değerinin uzun yıllar sonra anlaşılacağından hiçbir şüphem yok. Bana kalırsa Edebiyat Ortamı kendi imkânları ölçüsünde en iyisini yapmaya çalışmış; eksikliklerini, hatalarını dile getirmem ise onların daha iyisini yapabileceklerine olan inancımdan kaynaklanıyor. Ayrıca yıllıkta benim hakkımda söyledikleri güzel sözler için de teşekkür ederim. Umarım eleştirilerimi dikkate alıp önümüzdeki yıl çok daha iyi bir şiir yıllığı ile okurlarını selamlarlar.

[1] Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2009, EOY, Hazırlayan: Arif Ay, Sayfa: 74

[2] Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2009, EOY, Hazırlayan: Arif Ay, Sayfa: 15

[3] Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı 2009, EOY, Hazırlayan: Arif Ay, Sayfa: 124

EMİNOĞLU, Kaan (1991, Ankara) Kırıkkale Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı (2013) bölümünü bitirdi. 2017 yılında MEB’e öğretmen olarak atandı. Aynı yıl içerisinde istifa etti. Kırıkkale Üniversitesinde arkadaşlarıyla beraber Konak Edebiyat dergisini çıkardı. Hâlen ODTÜ Tarih bölümünde öğrenimini sürdürmektedir. Ekim 2018 tarihinden beri KANON 2010 dergisini çıkarmaktadır. Şiir ve düz yazılarından oluşan Sizi İkna Edebilirim adında bir adet kitabı bulunmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Linda Barbara

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Vestibulum imperdiet massa at dignissim gravida. Vivamus vestibulum odio eget eros accumsan, ut dignissim sapien gravida. Vivamus eu sem vitae dui.

Recent posts

Amerika’nın Kuruluşunda İslam’ın Etkisi

  Amerika Birleşik Devletleri’ne köle olarak getirilmiş, okuma yazma bilen Afrikalı bir Müslüman'a ait 1830'lardan kalma el yazması anılar ABD Kongre Kütüphanesi tarafından satın alınıp...

Türkiye Notları dergisi ‘Birinci Meclis’ başlıklı 10. sayısı ile okuyucu ile buluşuyor.

Dergimizin bu sayısında, Birinci Meclis’in Ankara’da toplanmasının 100. yılı anısına sadece bu Meclise odaklanan makalelerden oluşan bir dosya hazırladık. Bu çerçevede Prof. Dr. Ahmet...

1920-1923 Yılları Arasında Meclis Zabıtlarında Türk, Türklük, Türkçülük

İstanbul’daki meclisin dağılmasından sonra Mustafa Kemal seçim çağrısı yaparak milletvekillerini Ankara’da toplamış 23 Nisan 1920’de meclis açılmıştır. Bu yıl içinde Ankara Hükümeti Yunan, Ermeni,...

Hamdullah Suphi Tanrıöver’in Milli Mücadeledeki Faaliyetleri

         Hamdullah Suphi Tanrıöver(1885-1966) soylu bir aileden gelmiştir. Dedesi, ilk Maarif Nazırı Abdurrahman Sami Paşa’dır. Babası Kocaemioğlu Suphi Paşa’dır. Maliye, Nafia, Evkaf ve Maarif...

Üç Umur Bugay

Türk toplumu 1950’li yıllardan itibaren oldukça dinamik bir süreç içerisinde gözükmektedir. Bu dinamizmi yaratan en önemli kaynağın köyden kente göç olduğu söylenebilir. Yeterli istihdam...

Recent comments